İçeriğe geç
Letâif

Odak modu açık · Ayarlar

Fasıldan Fasıla 3 · 150. bölüm

Kâbe - Ümmü’l‑Büyût

Kur’ân, Mekke şehrine “Ümmü’l‑Kurâ” yani “Beldelerin, şehirlerin anası” diyor. Buradan hareketle Mekke’de yer alan ve insanlık tarihi kadar eski diyebileceğimiz Kâbe’ye, Üm­mü’l‑Büyût (Evlerin Anası) denilebilir.

Ev düşüncesi yeryüzünde Hazreti Âdem ile başlamış, onunla doğmuş ve onunla gelişmiştir. Allah’ın izni ve işaretiyle ilk evi Hazreti Âdem inşa etmiştir. Bu açıdan Kâbe’ye insanlık tarihi kadar eski demeyi uygun gördük.

Öte yandan, Kâbe yeryüzünde Sidre‑i Müntehâ’nın izdüşümüdür. Bu itibarla kıyamete kadar bütün evler, evlerin içindeki sakinler ona teveccüh edeceklerdir. Öyleyse Üm­mü’l‑Büyût’un fethi, bütün evlerin fethi mânâsını taşır. Nasr sûresindeki “Allah’ın fethi ve yardımı geldiğinde, insanları Allah’ın dinine fevç fevç giriyor görürsün.” (Nasr sûresi, 110/1‑2) âyetine değişik buudları ile, bu hakikate tercüman oluyor gözüyle bakılabilir ve öyle de değerlendirebilirsiniz.

Not

Notlar bu cihazda saklanır. Tüm vurgu ve notlar

  1. En’âm sûresi, 6/92; Şûrâ sûresi, 42/7.
  2. es-Sa’lebî, el-Keşf ve’l-beyân 3/115; el-Beğavî, Meâlimü’t-tenzîl 1/115.
1. En’âm sûresi, 6/92; Şûrâ sûresi, 42/7.
2. es-Sa’lebî, el-Keşf ve’l-beyân 3/115; el-Beğavî, Meâlimü’t-tenzîl 1/115.

Kaynak: Pırlanta Oku