Allah Resûlü’ne bir gün “Ey Allah’ın dostu!” denince, “Hayır, o İbrahim’dir!” buyururlar.. ve yine bir gün Hazreti Musa’yı kendisine tafdil edene karşı, “Beni, Musa’ya tafdil etmeyin!” ferman eder. Cevher kadrini cevherfüruşan olan nasıl da anlıyor! İşte, ihlâs ve samimiyet, bir peygamber vasfı olduğu için o işi kendine meslek edinen insanların da ayrılmaz vasfı olması gerekmez mi? Kur’ân, peygamberleri ya ihlâs sahibi olarak tanıtmakta ya da Cenab‑ı Hakk’ın o nebiye ihlâsı emrettiğini nakletmektedir. Kur’ân‑ı Kerim’i bu zaviyeden tetkik edip okuduğumuzda, bunu açık seçik görmemiz mümkündür.
Fasıldan Fasıla 2 · 115. bölüm
İhlâs perspektifinde peygamberler
- Müslim, fezâil 150 (2369); Ebû Dâvûd, sünnet 9; Tirmizî, tefsîru sûre (98) 1.
- Buhârî, husûmât 1, enbiyâ 31, rikak 43, tevhîd 31; Müslim, fezâil 157.
- Bkz.: Bakara sûresi, 2/139; Zümer sûresi, 39/14; Meryem sûresi, 19/51; Yûsuf sûresi, 12/24.
- Bkz.: Zümer sûresi, 39/2, 11.
1. Müslim, fezâil 150 (2369); Ebû Dâvûd, sünnet 9; Tirmizî, tefsîru sûre (98) 1.
2. Buhârî, husûmât 1, enbiyâ 31, rikak 43, tevhîd 31; Müslim, fezâil 157.
3. Bkz.: Bakara sûresi, 2/139; Zümer sûresi, 39/14; Meryem sûresi, 19/51; Yûsuf sûresi, 12/24.
4. Bkz.: Zümer sûresi, 39/2, 11.
Kaynak: Pırlanta Oku